Bu Blogda Ara

1 Mart 2015 Pazar

Editöre nasıl haber teslim edilmeli?

Stajyer arkadaşlar geliyor gazeteye, görüyorum ki teslim ettiği haber metinleri aynı lisede verilen dönem ödevi gibi. Metin dosyasına fotoğraf yapıştırmış, alıntıları italik yazmış, başlıkların bir kısmı büyük harflerle bir kısmı da küçük harflerle yazılmış, giriş yazısı mı spot mu belli olmayan veri girişleri... Merak etmeyin stajyeri ezmeyeceğim, okullarda öğretilenler bundan farksız. Günümüzde sadece yurtdışı haberlerinde kullanılan mahreçli haber yazdırılan zavallı öğrencilere hak vermemek imkansız. Üstelik öğrenmek için geliyorlar değil mi?
Öyle olmasına öyle de, etrafındaki insanlara sormuyor. Haber metnini teslim ettikten sonra nerede hata yaptığına bakmıyor. O zaman ben de çenemi kaşıyarak "Bundan olmaz" diyebiliyorum. Şükürler olsun ki patron değilim gençler! 

Her neyse sizle bir haber metnimi paylaşıyorum. Editöre teslim edilen ham hali budur. Editörün müdehaleli halini internette bulabilirsiniz. Görseller büyük boyutta ayrı olarak e posta yoluyla ya da editör nasıl uygun görüyorsa öyle teslim edeceksiniz. **KUTU** yazan kısım sayfa tasarımcıları için. Haberin ek bilgisi, ana metne oturtulamayan kısmı kutu veri olarak girilir. Okurun uzun yazı algısını da kırmış olursunuz...


--ÖRNEK--

BAŞLIK: Bu tarz Zeki Müren
SPOT: Efsane şarkılarıyla, zarif hal ve zamanın ötesinde duruşuyla sanat  güneşi Zeki Müren bugün hâlâ konuşuluyor. Özellikle de kıyafetleri. Pekii Zeki Müren’in 20’li yaşlarında moda yazarlığı yaptığını biliyor muydunuz? Müren’den moda tavsiyeleri!
Ece Ulusum

“Sen hiç aynaya bakmıyor musun? Zekandan şüphe ediyorum. Iyyyy... Ne çirkin olmuşsun. Boyunda zaten kısacık, hiç yakışmamış...” Bu yorumlara şu sıra çok aşinayız televizyonda yayınlanan moda yarışmalarından. Tarzını yarıştıran güzel kadınlar ağzını bir açıyor, kıyafetini unutup kavga izliyorsunuz... Geçen hafta dört saatlik bir programda kıyafet yorumladıkları zamanları topladık, sadece 35 dakika ünlü modacıların önerilerini işittim! Anlaşılan günümüzde modayı takip etmekten çok modanın ne olduğuna karar vermek çok tartışılıyor. Hem de ne tartışma, internete bile düşüyor bu tartışmalar!

Bu kadar başkasının tarzına takılmışken bir araştırma sırasında karşımıza çıkan Zeki Müren’in 1953-1955 yılları arasında haftalık magazin dergisi Radyonun Sesi’nde yazdığı moda yazıları aklımıza geldi. Moda önerilerini nazik bir dille, her kadının güzel olduğunu kendisinin sadece zarifliklerini ön plana çıkarmak için yazdığını belirtiyor. Okuyanı bile iyi hissettiriyor... Üstelik bu köşe yazılarını yazdığında Zeki Müren sadece 22 yaşındaymış ama moda hakkında neler de biliyormuş! Bir yılda 100’e yakın elbise ve en az 125 çift ayakkabı yaptıran Müren’in moda yazılarının peşine düştük arşiv arşiv dolaştık.

HAYWORTH ORİJİNAL, MONROE’NUN SAÇLARI GÜZEL
Genç Zeki Müren yurt dışından aldığı moda dergilerinden seçtiği fotoğrafları her zamanki gibi nazik bir dille, kadınların her daim güzel olduğuna değinerek yazmış. Üstelik sadece moda değil, bir yazısında Rita Hayworth için bir resim altı yazısında “Orijinal bir kadın, puanlı elbisesiyle zerafetini daha da ön plana çıkarmasını iyi biliyor”, diğer bir yazısında da Marilyn Monroe’nun saçlarını ve tarzını çok beğendiğini yazmış. O dönem paranız olsa dahi kolay kolay bulamayacağınız modelleri seçmiş Müren. Bu yüzden okurlarının modelleri dikeceğini varsayarak detaylarını uzun uzun anlatmış. Neredeyse her yazısında kadınların beline ya da yakıştırdıkları bir yanına çiçek takmasını öneriyor.  Yazılarını mutlaka kadınlara iltifatlar ederek sonlandırıyor. Günümüzde de modada 50’li ve 60’lı yıllar hakim. Moda önerileri için dört saat gözünde büyüyenlere Müren’in giyim tüyolarını derledik...

MÜREN’DEN 50’LER MODASI
(FOTO:4235) – Editöre not fotoğraftaki yazıyı aktardım
“Beglan kollu bir dekar şal yaka, tek bir düğme ile iliklenmiştir. Önden inen çift makine dikişi, yanda bir cep teşkil etmiştir güzel bayanlar. Yine reglan kollu ve orijinal cepli, tiftik yünlüsünden yapılmış makine dikişleriyle şekillendirilmiş güzel bir dekar.
Mevsimlik bir tayyör
Bebe  yakası ve kol ağızları ayrı renkli kumaşlarla süslenmiş bu tayyörün düğmeleri de kenarlardaki zırhların rengindedir. Yakanın altından bir bant geçirilmiş ve bu ant bir fiyong şeklinde iki düğmeyle tutturulmuştur. Renkleri lacivert, bej, bermuda kırmızısı ve beyaz, gök mavisi ve beyaz gibi kontrast teşkil eden renkler olabilir.”

(FOTO_4238)
“Bu cici elbise size bir girdap hissi vermiyor mu? Aynı girdap hissini veren elbisenin ön kısmı ve etekleri pliselidir. Elbise yıkandıktan sonra ütüye dahi ihtiyaç olmadan pliseler eski halini muhafaza ederler. Bu elbiseyi giyecek olan bayanlar saç tuvaletlerini de aynı şekilde yapacak olurlarsa cazibe ve güzelliklerini bir kat daha arttırmış olacaktır. Eldivenler ve ayakkabılar da beyaz olmalıdır. Bilmem bu elbisenin zerafeti hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz de beğendiniz değil mi? Elbisenin kruvaze yakası omuzlara doğru gittikçe açılmıştır. Kollar, biraz aşağıdan itibaren ortasından büzülmüş ve ucunda kumaşın parçasından büyükçe bir fiyonk bulunmaktadır. Bel kısmındaki bir demet mor menekşe elbisenin güzelliğini arttırmaktadır.” “Şapka ve eldiven zerafetinizi arttıracak, duruşunuzu kuvvetlendirecektir. Siz sevgili hanımlar sadece gülümseyin, ışıl ışıl parlayacaksınız...”

BAHARA PUANLI ELBİSELER
Her elbiseye bir benzetme yapıyor Zeki Müren mesela desenli elbiseler için şöyle diyor: “Baharda açan taze ve hoş papatyaları andıran puanlı elbiseleri, bilhassa bahar aylarında her yere giderken giymek mümkündür.” Okur mektuplarını doğrultusunda hanımların arayışlarına son vermek için de çeşitli önerilerde bulunan sanatçı “Bir çay elbisesinin modelini bulmakta güçlük mü çekiyorsunuz? O hale Amerika’nın en son modası olan bu çan etek, şeker pembesi çay elbisesini yaptırıp kurtulunuz. Belki sizin için biraz pahalı olacaktır, fakat bu elbise narin vücudunuzu bir kat daha güzelleştireceğine hiç şüpheniz olmasın” diyor.

**KUTU**
60 YIL ÖNCE METROSEKSÜELLİK
Zeki Müren 1954 yılındaki bir söyleşisinde her gün tıraş olduğunu, mutlaka temiz giyindiğini ve modayı takip ettiğini, el bakımına da bilhassa önem verdiğini anlatıyor. Bu dedikleriyle adeta metroseksüel erkeğin tanımını veriyor!


HABERİN BİRKAÇ GÖRSELİ: